3 Kasım 2014 Pazartesi

Yarın Bayram. Ailesinden uzak olanlara....

Yarın Kurban Bayramı.
Ben ailemden ayrıyım...

Ben çocukken en çok Kurban Bayramı'nı severdim. Babam eğer kurban kesebiliyorsak, erkenden kesim yerine giderdi.Annem saat 9'u gösterdiğinde bizi kaldırır, kahvaltı ettirir, bayramlıklarımızı giydirir ve babamızı bekletirdi. Babam geldiğinde ise ablam et kokusundan iğrenir, ben ve annem ona yardım ederdik. Ertesi gün sabah annem kavurma yapar, et duasını hep birlikte ederdik.


Nazmiye K.

22 Eylül 2014 Pazartesi

Masumiyet Müzesi'nin üzerine...

Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ni bu hafta sonu ağlayarak bitirdim...

Uzun zaman sonra ilk kez bir kitapta bu kadar derin bir üzüntü yaşıyordum. Bittikten sonra "Şimdi ben n'apıcam Çukurcuma'sız" dedim... Kemal'in, Fusun'a 9 yıl boyunca duyduğu bana göre saptantılı, hatta biraz hastalığa  bürünmüş aşkından ziyade, Fusün'un elinin, teninin, vücudunun değdiği her şeyi bir tarihi esermişcesine saklamasıydı beni en derinden etkileyen...

Ben de bazı zamanlar kendimi Kemal gibi hissediyorum. O kadar çok şey saklıyorum ki... Ve zamanla onlara bakıp mutlu oluyorum. Sakladığım kalem, peçete, sigara izmariti, şeker paketi gibi herhangi bir şey, onu elime aldığım anda bana mutluluk veriyor. Sevgimin gerçekliğini ve 'sahiden' varoluşunu bana hissettiyor... Tıpkı Kemal'in hisleri gibi....

''8 yıl boyunca bir gün karşılaşırız diye yürüdüm bütün Taksim sokaklarını"

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Kuşları Zehra, şiirleri Nazo toplar...

Taylan ile Galata Kulesi'nin altındaki banklarda oturuyorduk. O dizime yatmış kalabalık ailesini bana anlatıyor, ben de 1 haftadır görmediğim sevgilime bakıyordum. Derken Onur Ünlü önümüzden geçti. Taylan beni dürterek "Hişt bak kim gidiyor" dedi. Hayatımın yaşanmış 23 yılının ortalama yarısını şiir okumaya veren ben, Ahmet Telli hocamdan sonra ilk kez sevdiğim bir şairi görmüştüm. Öyle heyecanlandım, öyle heyecanlandım ki. Tam kafamda canlandırdığım gibiydi 'Ah Muhsin Ünlü'... Giderken Taylan, 'Yakşamlar Onuuur Abi' dedi. Eyvallah yaptı selam verdi bize!. O an içimden Onur ünlü'ye bize İsmail Abi'yi, Zehra'yı, Zarifoğlu'nu sevdiğin için teşekkür ettim. Ben biliyorum 'yarayla alay eder yaralanmamış olan' ben biliyorum 'kuşlar ölürse yere düşerler' ve ben biliyorum 'onun ayakkabılarını kapının önünde görmek istediğimi'



29 Haziran 2014 Pazar

Bugün yine ayaklarımı suya sokamadım.Bugün yine çiçeklere dokunamadım ve hayal kuramadım.
Limonata içmeyi çok severim. Bugün çimenlere uzanıp, limonata içmeyi istedim.

16 Haziran 2014 Pazartesi

Benim babam ASLAN GİBİDİR.
Benim babam Galatasaray'ın maçı olduğu gece uyuyamaz. Elinde bloknot hep kafasında kadrolar kurar. Maçı izlerken oyuncuların onu duyduğuna inanır ve dediklerini yapmadıklarını zaman onlarla sinirlenir, yeri gelir ekrana yumruk attığı olur. Benim sürekli konuşmama gülmeme vee ağlamama çok sinirlenir, ama hepsini benimle birlikte yapar. Benim babam müziği çok sever, yemek yemeyi de. Ama ne zaman yemeği fazla kaçırsa annemi suçlar. Çok titizdir, hala kumaş mendil kullanır. Ne zaman Barış Manço şarkısı çıksa gizli gizli duygulanır. Beni her zaman kıvırcığım, marulum diye sever. Babacığımın 5 senedir ne doğum gününde ne de babalar gününde yanında olamıyorum. Ama o benim kahramanım, en büyük aşkım. SARI-KIRMIZIM ŞAMPİYONUM.

Hayatını insanların üzerilerinde en çok vakit geçirdikleri ama sorsan en mutsuz oldukları ofis masalarına benzetiyordu. Çekmeceler, çekm...