Ne
kadar samimisiniz?
Nazmiye
Köseer-YURT
Yaşadığımız
coğrafya, her zaman acıdan, öfkeden ve ötekileştirmeden
besleniyor. Bu acılar yaşandıkları her an, birbirlerine
yaslanarak adeta güçleniyor. İşte bu ülkede birbirinden beslenen
acılardan öfkelerden biri de kadın düşmanlığı... Toplumun her
alanında yaşanan bu düşmanlık biz kadınları birbirine ve
yaptıkları işe daha güçlü bir şekilde bağlamaya itiyor... Ben
de yıllardır yaptığım işime bu inat ve bu inançla bağlıyım...
Ülkemizde
cinsiyetçiliğin ve kadın düşmanlığının zirve yaptığı
alanlardan biri de futbol, tribün ve spor basını... Hergün kadını
metalaştıran, kadın bedenine saygı duymayan erkek egemen basın
ve bu alanın bir numaralı cinsiyetçi üyesi spor basını da
bundan çok güzel bir şekilde nemalanmaya devam ediyor. Kadınlara
ülkemizde yaşatılan her türlü fiziki, duygusal ve psikolojik
şiddet spor basınında da sonuna kadar uygulanıyor. Öyle ki, baş
harflerini birleştirdiğinizde küfür olarak algılanabilen spor
gazeteleri çıkabiliyor ülkemiz basınında... Ya da hepimizin
hayranı olduğumuz o sevgili futbol kulüplerimizin antrenman
sahalarında kadın basın mensupları için bir lavabo bile
yapılamıyor. Benim için acı olan örneklerin hepsinin şahsım
tarafından çoğaltılabilecek ve tecrübe ile sabit olması....
Türkiye'de
basın çalışanıysan, hele ki spor basınında bir kadın çalışan
isen, şavaşman gereken bir numaralı zorluk meslek çalışanlarında
ve okuyucu kitlesindeki cinsiyetçiliktir... Bir okur gazeteyi arar
ve seninle konuştuğunda tatmin olamaz... İlla ki bir 'erkek' ses
tonu bekler. Ya da bir maça görevli olarak gittiğinde
meslektaşların öncelikle senin bilgini test eder, ne kadar
ofsayttan anladığını ölçer, sahadaki herhangi bir sporcu
hakkında ne kadar bilgin olduğunu 'kendince' irdeler... Kendilerine
göre daha zayıf olan fiziksel yapın ile kendileri sıkılıncaya
kadar dalga geçerler... Bu testlerin hepsini başarı ile
tamamladığında, artık spor basınında onların yanında
çalışmaya hak kazanabilirsin...
Geçtiğimiz
haftalarda yitirdiğimiz Özgecan'ımız, cenazesini bile erkek
ellerine bırakamadığımız Özge'miz için futbol kulüpleri,
taraftarlar, yöneticiler olayı protesto etmek için adeta
birbirlerine girdi. Bursaspor tribünleri 'Utanıyoruz' diye pankart
açtılar. Ancak benim unutamadığım bir olay var... 11 Mart 2013
tarihinde Kadıköy'de Fenerbahçe ile maçları olan Bursaspor 8
Mart nedeniyle eylem yapan kadınlara saldırmamış mıydı? Ya da
takım/tribün farketmez hepsi 'Aç kapıyı kocan geliyor'
'Fatmagül'ün suçu yok, biz sizi Bihter sandık', 'K*ymaya az
kaldı' gibi tezahüratları edenler kendileri değil miydi?
Ben
Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bir kadın ve bir spor basını
çalışanı olarak soruyorum... Ne kadar samimisiniz? Bu
samimiyetinizi artık ne zaman göstereceksiniz? Pankart açmakla,
öldürülen kadınların resimlerinin olduğu tişörtleri giymeyle
olmuyor? Sizlerin şiddeti sonlandırmak için gerçek samimiyetinizi
artık göstermenizin vakti geldi...