26 Mart 2015 Perşembe

Ne kadar samimisiniz?

Ne kadar samimisiniz?

Nazmiye Köseer-YURT


Yaşadığımız coğrafya, her zaman acıdan, öfkeden ve ötekileştirmeden besleniyor. Bu acılar yaşandıkları her an, birbirlerine yaslanarak adeta güçleniyor. İşte bu ülkede birbirinden beslenen acılardan öfkelerden biri de kadın düşmanlığı... Toplumun her alanında yaşanan bu düşmanlık biz kadınları birbirine ve yaptıkları işe daha güçlü bir şekilde bağlamaya itiyor... Ben de yıllardır yaptığım işime bu inat ve bu inançla bağlıyım...

Ülkemizde cinsiyetçiliğin ve kadın düşmanlığının zirve yaptığı alanlardan biri de futbol, tribün ve spor basını... Hergün kadını metalaştıran, kadın bedenine saygı duymayan erkek egemen basın ve bu alanın bir numaralı cinsiyetçi üyesi spor basını da bundan çok güzel bir şekilde nemalanmaya devam ediyor. Kadınlara ülkemizde yaşatılan her türlü fiziki, duygusal ve psikolojik şiddet spor basınında da sonuna kadar uygulanıyor. Öyle ki, baş harflerini birleştirdiğinizde küfür olarak algılanabilen spor gazeteleri çıkabiliyor ülkemiz basınında... Ya da hepimizin hayranı olduğumuz o sevgili futbol kulüplerimizin antrenman sahalarında kadın basın mensupları için bir lavabo bile yapılamıyor. Benim için acı olan örneklerin hepsinin şahsım tarafından çoğaltılabilecek ve tecrübe ile sabit olması....

Türkiye'de basın çalışanıysan, hele ki spor basınında bir kadın çalışan isen, şavaşman gereken bir numaralı zorluk meslek çalışanlarında ve okuyucu kitlesindeki cinsiyetçiliktir... Bir okur gazeteyi arar ve seninle konuştuğunda tatmin olamaz... İlla ki bir 'erkek' ses tonu bekler. Ya da bir maça görevli olarak gittiğinde meslektaşların öncelikle senin bilgini test eder, ne kadar ofsayttan anladığını ölçer, sahadaki herhangi bir sporcu hakkında ne kadar bilgin olduğunu 'kendince' irdeler... Kendilerine göre daha zayıf olan fiziksel yapın ile kendileri sıkılıncaya kadar dalga geçerler... Bu testlerin hepsini başarı ile tamamladığında, artık spor basınında onların yanında çalışmaya hak kazanabilirsin...

Geçtiğimiz haftalarda yitirdiğimiz Özgecan'ımız, cenazesini bile erkek ellerine bırakamadığımız Özge'miz için futbol kulüpleri, taraftarlar, yöneticiler olayı protesto etmek için adeta birbirlerine girdi. Bursaspor tribünleri 'Utanıyoruz' diye pankart açtılar. Ancak benim unutamadığım bir olay var... 11 Mart 2013 tarihinde Kadıköy'de Fenerbahçe ile maçları olan Bursaspor 8 Mart nedeniyle eylem yapan kadınlara saldırmamış mıydı? Ya da takım/tribün farketmez hepsi 'Aç kapıyı kocan geliyor' 'Fatmagül'ün suçu yok, biz sizi Bihter sandık', 'K*ymaya az kaldı' gibi tezahüratları edenler kendileri değil miydi?

Ben Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bir kadın ve bir spor basını çalışanı olarak soruyorum... Ne kadar samimisiniz? Bu samimiyetinizi artık ne zaman göstereceksiniz? Pankart açmakla, öldürülen kadınların resimlerinin olduğu tişörtleri giymeyle olmuyor? Sizlerin şiddeti sonlandırmak için gerçek samimiyetinizi artık göstermenizin vakti geldi...

Hayatını insanların üzerilerinde en çok vakit geçirdikleri ama sorsan en mutsuz oldukları ofis masalarına benzetiyordu. Çekmeceler, çekm...