22 Ekim 2016 Cumartesi

Yazalım albayım


Günlerden cumartesiydi…

Cumartesi günü neden bu kadar üzerdi ki insanı? Üzerdi… Neden üzmesindi ki…

Çünkü yalnızdı.

Aslında o kadar uzun süredir düşünüyordu ki yalnızlık üzerine.

Mesela insan tam olarak ne zaman yalnız kalıyordu? Kim neye göre daha yalnız oluyordu? Ve esas en önemli soru! Her geçen gün nasıl daha da fazla yalnız kalmaya başlıyordu insan.

Bilmiyordu.

**

Aslında bundan birkaç yıl önce başlamıştı bu sorular zihnini kemirmeye. Nereye gitse bir yere tutunamıyordu. Gün geçtikçe artan bu his adeta kalbini ele geçirmiş, hiçbir yer kök salmasına izin vermiyordu. “Hayatından ne beklediğini bir bulabilsen her şey çözülecek” diyordu annesi. Ama farkında değildi kimse…

O bulmuştu, ama kimse inanmıyordu işte.

‘Ait olmak’ istiyordu.

**

Neydi ait olmak?

İnsan bazen bir su bardağına bile ait hissedebilirdi kendini. Yaşadığı sokağa, kestaneci Kudret amcaya, akbilin 2,15 basan sesine. Bunlara hep ait olabilirdi insan. Bazen ne kadar çabalarsa çabalasın olmazdı. Her sabah uyandığı yatak aslında yıllardır onun olsa bile yabancı geliverirdi. Baktığı duvarlar, saçını taradığı tarak, etiketi ve markası giyilmekten eskimiş terliği… Ne yaparsa yapsın eşyanın bile kalbi kırılırdı bazen…

**

Olmuyor mu size de bazen? Böyle caddelerde çılgın gibi koşma isteği gelmiyor mu size de? Bir yere yetişme derdi olmadan, sadece koşmak… Onun oluyordu işte. Arada sırada yapardı bunu… Deli gibi koşardı, bir yere varamadan...

Hayat denilen şey tam da bu değil miydi zaten?

Koşup durur insan nereye varacağını bilmeden… Çırpınır durur, sanki vardığı yerde mutlu olacakmış gibi…

**

Günlerden cumartesiydi…

Cumartesi günü neden bu kadar üzerdi ki insanı? Üzerdi…

Neden üzmesindi ki…

Ne diyordu çok ama çok sevdiği yazar Oğuz Atay:

“Bir oyun yazalım dedi Hüsamettin albayım. Yazalım dedim albayım. Tekrarlara düşmekten korkmadan oynayalım. Asıl tekrarlara düşelim ki, içimizi kemiren şeytanı her fırsatta rezil edelim. Yazalım albayım, ‘işte kalem, işte ızdırap albayım’”
Nazmiye K.
22 Ekim 2016

Hayatını insanların üzerilerinde en çok vakit geçirdikleri ama sorsan en mutsuz oldukları ofis masalarına benzetiyordu. Çekmeceler, çekm...